Başarı için ne yapmalı?

0
91

Yepyeni bir yönetime geçtik. Neye geçtiğimizi anlayabilmek hayli zaman alacak. Kim nereye bakıyor, neresi nereye bağlı, bunları öğrenmek kolay değil. İdarelerde böylesine büyük ve farklı değişimler, beraberinde karambol ortamını da getirir. Şu dönemde çok dikkatli olmak lazım.

Bürokratların yeni yönetime ve yönetim modeline uyum sağlamaları da zamana bağlı. Hele devleti tam tanımayan ve idarecilik tecrübeleri de pek bilinmeyen yeni bakanların işleri çok zor gibi görünüyor. Ama peşin hükümle davranmak yerine, hepsine başarılar dileyerek daha çağdaş ve uygarca davranmak gerek. Nihayetinde başarıları tüm ülkeye yansır, olumlu kararları hepimizi etkiler.

Seçimlerde bu iktidara oy vermemiş biri olarak, beklentilerimi sizlerle paylaşmalıyım. İnşallah ülkeyi hiç değilse bu sefer iyi idare ederler, şimdiye kadar yaptıkları yanlışları tekrarlamazlar ve yeni gerginliklere, anlaşmazlıklara ve tatsızlıklara sebep olmazlar. Başarabilirler mi, geçmişe bakarsak zayıf ihtimal ama başarmalarını arzulamalıyız.

Bize göre ne yapmalılar ki, başarılı olsunlar?

Önce Başkan, Bakanlar ve milletvekilleri Millet Meclisi kürsüsünden ettikleri yemine sadık davransınlar. Anayasaya ve yasalara saygılı olsunlar. Kanunları çiğnemesinler, yolsuzluk ve usulsüzlüklerin üstüne gitsinler, haksızlık ve zulümlere engel olsunlar. Adaleti mutlaka sağlasınlar. Milletin adalete karşı sarsılan güvenine kuvvet kazandırsınlar.

İsrafa, lükse ve şatafata iyice bulaştık. Gösteriş merakımız görgüsüzlük haline dönüştü. Çok pahalı makam arabaları, içinde doğru dürüst iş üretilmeyen fiyakalı devlet binaları, herkesin aklına estiği gibi döşediği makam odaları filan, halkı çok rahatsız ediyor. Yazlık kışlık yeni saraylarla Osmanlılardan kalan eski sarayların kullanımı, çok masraflı yönetimleri halk arasında inanılmaz dedikodulara sebep oluyor. Bu konularda daha hassas ve duyarlı davranılmalı, devletin tasarrufa önem veren ve özen gösteren yeni bir politikasını oluşturarak, bunu hayata geçirmenin yolları bulunmalıdır.

Devletin iyice şişen kadroları ihtiyaca uygun çizgilere çekilmeli, işsizliğe devlete personel alımı yoluyla çare bulunması gibi çarpık ve sağlıksız bir yoldan hemen vazgeçilmeli, iş arayanlara üretim imkan ve adresleri gösterilmelidir. Seçim öncesi taşeron işçilerinin kadroya alınmaları gibi, zararlı uygulamalara da artık bir son verilmelidir. Dünya otomasyona gidiyor, artık işlerin çoğu internet yoluyla bilgisayarlarla çözülüyor. Bu durumda devlet personelinin sayısını azaltacağımıza aksine çoğaltıyoruz. Bu yanlıştan da vazgeçmeliyiz.

Artık ayağımızı yorganımıza göre uzatmak zorundayız. İmkanlarımıza göre, paramıza göre yatırım yapmalıyız. Bunca dış borcumuz varken, uçuk projelerin peşinden koşmamalı, bunlara para bulacağız diye yırtınmamalıyız. Anlayacağınız İstanbul kanalından vazgeçmeliyiz, bu parayı daha faydalı ve ihtiyacımız olan yerlerde, harcamalıyız. Özel sektöre yaptırılan yatırımlarda devlet teminatı gösterme hatasından hemen geri dönmeliyiz. Milletin parasını, almadığımız hizmetlere kullanmamalıyız. Ekonomi iyi gitmiyor, piyasada korkunç bir para sıkıntısı var. Bankalar zorda, vadesi gelmemiş kredi borçlarını bile geri istiyorlar. Buna bir çare bulmak ve sorunu milletimizle de paylaşmak gerek. Gerçekleri saklamak kimseye bir şey kazandırmaz.

Dini siyasete alet etmekten kaçınmak gerek. Laik bir ülkede, bu hususa neden dikkat etmezler ki. Cami imamları resmen politika yapıyorlar. İktidarın değirmenine su taşıyorlar. Diyanetin bütçesi inanılmaz rakamlara tırmandı. Her sokağa yapılan camiye, imam atamak zorundalar. Böyle şey olur mu? Öyle camiler görüyoruz ki, cemaate muhtaçlar. Ama biz hala camii yapmaya devam ediyoruz. Artık bunun da bir planının yapılması şart.

Eğitim sistemimiz de tam bir çıkmaza girdi. Öyle ikide bir sistem değişir mi, öğrenciler imam hatip okullarına gitmeye zorlanır mı? Mesleki okulların, teknik liselerin çoğaltılması, ara elemanların yetiştirilmesi lazım. Ayrıca, öyle her sokağa bir Üniversite açmaktan da vazgeçmeliyiz. Neye ihtiyacımız var, o meslekleri tespit etmeli ve ona göre eğitim planlarımızı hazırlamalıyız.

Aslında yazacak çok şey var. İç ve dış politikamızı ilgilendiren yığınla sorunumuz mevcut. Ama yerimiz dar ve bir çırpıda hepsini dile getirmek mümkün değil. Siz ne demek istediğimi ve yeni dönemden ne beklediğimizi anlamışsınızdır herhalde.

Hizmete talip olanların yolları açık, şansları bol olsun.

Yorum Yaz